İSRA VE MİRAC

27-02-2022

859 görüntülenme

İSRA VE MİRAC

İSRA VE MİRAC (El-Manzumetü’l-Fehmiyye Fî Siyrati Hayri’l-Beriyye: 300-351) 300- Taif’te gördü cefa, çok büyük bir kasavet, Hemen ardından geldi, semadan azim davet 301- Zor zamanda bu davet, evet, kerim hediye Can gelir Ezeli’den, can gider Ebedi’ye 302- Çağırdı Yüce Allah, elçisi Muhammed’i Öyle sırlar için ki hiçbir beşer görmedi 303- Yükselsin semâvâta, seyretsin kâinatı, Görsün yer ve gökte, bir muhteşem saltanatı 304- Alsın zaman ötesi, nice kadim sırları Uyarıp müjdelesin, asırdan asırları 305- Yirmi yedinci gece, Mekke’de Receb ayı, Getirdi Cibril, Burak isimli beyaz tayı 306- Suda çıradan ateş, alev alıp yanamaz Alemden aleme bir yol bulan, dayanamaz. 307- Cibril yaptı Ahmed’e, kudsi ameliyat Zemzemle yıkandı kalb, caiz der nazariyat. 308- Bindi Ahmed Burağa, hedef mescid-i Aksa Mahşer günü, dilerim ben, dönüp bana baksa. 309- Vardılar aynı gece, şu mübarek Kudüs’e Bir mescid var orada, benzer ilâhî süse 310- Bağladı Ahmed tayı, bak Kubbetü’s-Sahra’ya Bir nazar vermez misin, bu sûre-i İsrâ’ya? 311- Urûc etti Muhammed, semadan o semaya, Ziyade gelir ilim, nemadan bir nemaya. 312- Bu yükselmenin adı, Arap dilinde Mirac O’nun yolunda giden, bulur yüce mizac. 313- Çıktılar yükseklere, işte birinci sema, Hızlarına yetişir mi sandın, nurdan lema 314- Cibril kapıyı çaldı, girilmez ki izinsiz! Tekaddüm olur mu hiç, imansız, aşksız, dinsiz!? 315- Bekçiler sordu: Kim o? Cevab verdi: Cebrâil Yüksek makamlarda var, ne fiil, ne de fâil. 316- Peki yanındaki kim? Dedi Cibrîl: Muhammed Demek ki duymuş onu, hem ezel, hem de ebed. 317- Sordular: Verildi mi ona mühr-ü risâlet Yüksekten yükseklere miraç: çıkaran alet. 318- “Evet” deyince Cibril, açıldı büyük kapı Görüldü muhteşem bir mülk, muazzam bir yapı. 319- Ahmed bir adam gördü, sağa bakınca güler, Sola bakınca ağlar, ağıt yakmış bülbüller. 320- Sordu Ahmed bu adam kim? Niye güler, ağlar? Tebessümü bir nur, göz yaşına yürür dağlar. 321- Bu, Âdem. Sağda görür, cennet evlatlarını Solda cehennem… Açar hüzün kanatlarını 322- Selam verdi Muhammed, büyük baba Âdem’e Aldı selamı, güldü… Sevindi bu erdeme… 323- Merhaba salih evlat! Merhaba sâlih Nebî, Ne garip tecellidir! Bu nübüvvet mektebi. 324- Çıktılar ikinci kat semaya, baktı İsa! “Ne katl, ne de asılmak” diyor, sure-i Nisa. 325- Üçüncü semada var, çok güzel bir peygamber O güzelliğe, parmak değil, eller kestiler. 326- Baktı Yusuf’a Ahmed, Hakikaten çok güzel Güzellik bir beşerde, sanki Yusuf’a özel. 327- Dördüncü kat semada, gördü nebi İdris’i, Talim etti ümmete, hem dersi, hem tedrisi 328- Beşinci kat semada, gördü kardeş Harun’u Tek bir harftir ayıran, Harun’dan Karun’u. 329- Altıncı kat semada, gördü kelîm Musa’yı Ne yaptı bilmem, yılan olup yutan asayı?! 330- Yedinci kat semada, gördü ata İbrahim’i “Kûnî berden”le, söndür benim de ateşimi. 331- Sonra çıkıp vardılar Sidretü’l-Müntehâ’ya Akıl yetmez orada, sorsan da en deha’ya 332- Orası son sınırdır, biter zaman ve mekan Yoktur hiç kimse, ordan geçip yukarı çıkan. 333- Öteyi bilmez ne ins, ne cin, ne de bir melek Mahlukun ilmi yoktur, dönse de bütün felek. 334- Cebrail durdu orda, “geçsem olurum helak” Geçeni takdir etmez mi, gökte bütün eflâk? 335- Ahmed geçti öteye, yürüdü tek başına, Kim muttali oldu ki kâinatın yaşına? 336- Benim aklım da durdu, Cibril durduğu yerde Gitmem daha öteye, perde üstünde perde. 337- “Ne oldu orda?” demem, ne getirdi? Bakarım O’nun nuruyla, kara çağa, bir mum yakarım. 338- Getirdi Ahmed, sondan Bakara, iki ayet O’nun şer’i, hem ins’e hem de cinn’e hidayet. 339- Bu ne büyük hediye! Günde beş vakit namaz, Şer’e taat tadını insan, malda bulamaz 340- İndi Ahmed Cibril’le, bak Mescid-i Aksa’ya Kudüs’te imam oldu, cemî’-i enbiya’ya. 341- Demek ki onun yolu, şâmil beşeriyete Ona uyan kavuştu, muazzam hürriyete 342- Döndü Burak’la, aynı gece, Ümmü’l-Kurâ’ya Önem verirdi, karar alırken hep şûraya. 343- Müşrikler inanmadı, bu azim mucizeye, Bakar onlar, batına değil, sathi yüzeye 344- Hayret! Ebu Cehil der “Dinleyin Muhammed’i” Maksad: Duysun çok insan, inkar etsin Ahmed’i 345- Duyun ahâlî, duyun! Gece Kudüs’e gitmiş!? Aynı gecede dönmüş!.. Duyun, yediden yetmiş! 346- İnkar etti çok insan, sandılar İslam bitti, Bir heyet kalktı hemen, Ebu Bekir’e gitti. 347- Ebu Bekir sordu: “Kim söyledi bu haberi?” “Muhammed! Yoktur böyle yalan, öteden beri.” 348- Ebu Bekir’den cevap: O ne derse doğru der Gece gündüz alıyor, gök ötesinden haber 349- Verildi ona büyük makam: Denildi “Sıddık” Dedi: “Ey Nebi, Sen ne dersen de, biz inandık” 350- Küfür!.. Ufku, gördüğü ile sınırlı yerde, Göremez mucizeyi! Göz, yanından geçer de. 351- Bırak onların ufku, daralıp yerde kalsın Bizim ruhumuz Arş’tan, uzanıp ilham alsın Dr. Fehmi Çiçek 27 Recep 1443 İstanbul

YAZARLAR

İSRA VE MİRAC

Prof.Dr.Abdullah KAHRAMAN

Covid-19 Aşısı Üzerinden Medeniyet ve Uygarlık Farkı Devamı...

İSRA VE MİRAC

İdris ŞEKERCİ

28 ŞUBAT'IN SAHTE MAĞDURLARINI DA SAHTE KAHRAMANLARINI DA TANIYORUZ Devamı...

İSRA VE MİRAC

Ali İmran BOSTANCIOĞLU

Beşeri Sermayeden Etkin İstifadeye Dair Devamı...

İSRA VE MİRAC

Bayram KARA

AMERİKA YAZILARI-3 MASKE-DİN-BİLİM Devamı...

İSRA VE MİRAC

Şahmettin BALAHORLU

BAZI KAVRAMLAR ÜZERİNE BİR KAÇ CÜMLE Devamı...

İSRA VE MİRAC

Dr. Muhammad SAFAR د. محمد صفر

(3) خواطر رمضانية قرآنية Devamı...

İSRA VE MİRAC

Tuğba GÜNEY

KAYGI VE TEVEKKÜL Devamı...

İSRA VE MİRAC

Mustafa KASADAR

Ar damarı çatlayanların alçaldıkça alçalmaları Devamı...

İSRA VE MİRAC

Dr. Metanet OĞUZ

İNSAN, ÖZ DEĞERLERİNİ NASIL BELİRLEMELİ? Devamı...

İSRA VE MİRAC

Beytullah DEMİRCİOĞLU

Haydut Devlet İfadesi Devamı...

İSRA VE MİRAC

Av. Mustafa KARAKAŞ

Anayasa Değişikliği, Yargı Tarafsızlığı Devamı...

İSRA VE MİRAC

حسين الموسى

وجاء رمضان Devamı...

İSRA VE MİRAC

شهم الدين التركي

اليوم العالم الاسلامي يقف علي حافة الهاوية Devamı...

İSRA VE MİRAC

Arslan ATEŞ

ETE KEMİĞE HAPSOLMAK Devamı...

FOTO GALERİ

Time Alem © 2015 Yasal uyarı : Sitemizdeki tüm yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılması kesinlikle yasaktır.