DEAŞ sonrası Ortadoğu | ANALİZ

DEAŞ sonrası Ortadoğu | ANALİZ

DEAŞ'ı altetmek büyük güçler açısından işten bile değildi. Ancak o dönemde, örgüt berhava edildikten sonra işgal ettiği toprakların nasıl paylaşılacağına dair henüz karar verilmemişti.

Cengiz Tomar 

Bundan beş, altı ay öncesine kadar Irak ve Suriye topraklarının neredeyse yarısından fazlasını işgal eden DEAŞ'ın bütün dünya tarafından terörist ilan edilmesine ve ortadan kaldırılması için uluslararası koalisyonlar kurulmasına rağmen hâlâ var olmasının sebebi olarak DEAŞ sonrası dönemde bu toprakların kimler tarafından ne şekilde taksim edileceğine henüz karar verilememesi olduğu ifade etmiştik. [1]

Gerçekten de DEAŞ'ı altetmek süper silahlara ve uçaklara, milyar dolarlık savunma ve istihbarat bütçelerine sahip büyük güçler açısından işten bile değildi. Ancak o dönemde bölge topraklarının paylaşımı için DEAŞ gibi bir alete ihtiyaç duyulmaktaydı ve örgüt berhava edildikten sonra işgal ettiği toprakların nasıl paylaşılacağına henüz karar verilmemişti. Bu değerlendirmenin, son altı aydır sahada vaki gelişmeler tarafından doğrulandığı söylenebilir.

Nitekim bugün Suriye ve Irak sınırının insan yaşamına çok uygun olmayan izole birer köşesine sıkışmış olarak görüyoruz DEAŞ'ı. Örgütün öldürülen elemanları dışındaki militanları eski tabirle tebahhur etmiş yani buharlaşmış değil. Bu örgütü araçsallaştıranlar tarafından tura katılmış turistler gibi otobüslere bindirilip şehir şehir dolaştırılmakta. Peki gayri insani uygulamalarıyla bütün dünyayı dehşete düşüren ve bu zalim uygulamalarını Hollywoodvari videolarla tüm dünyaya duyuran örgüte ne olmuştu da bu kadar çabuk dağılmıştı? Sorunun cevabı oldukça yalın, gerçek ve basit: Artık örgüte ihtiyaç kalmamıştı ve DEAŞ sonrası dönemde bu örgütten alınan toprakların kimler tarafından paylaşılacağı hususunda karar verilmişti. Nitekim daha önceki bir yazımızda Suriye konusunda ABD ve Rusya ile Sykes-Picot benzeri gizli bir anlaşma olabileceği yönünde bir izlenim edindiğimizi ifade etmiştik. [2]

HARİTALARI DEĞİŞTİREN ÖRGÜT ALTI AYDA ÇÖZÜLDÜ

Nitekim ABD ve Rusya arasında Suriye ile ilgili olarak teşekkül eden bir mutabakat olduğu izleniminin doğduğu günlerden bu yana DEAŞ hem toprak olarak hem de ekonomik kaynakları, militan sayısı ve propaganda gücü açısından büyük zaafiyete uğramış durumda. 13. yy ortalarında Ortadoğu’yu işgal eden Moğollar kadar bölgeye korku veren, hakkında onlarca kitap, yüzlerce makale yazılan bu yapı altı ayda birdenbire çözülüverdi. Bunda bir gariplik yok mu?

Suriye ve Irak haritasında DEAŞ'tan geri alınan toprakların hangi güçler tarafından işgal edildiğine bakarsanız örgütün kimlerin işine yaradığını anlamakta pek güçlük çekmezsiniz. Zira örgütten geri alınan bu toprakların büyük kısmının ABD’nin hâmisi olduğu Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (İKBY) ile Suriye’nin kuzey ve doğusunda YPG/PYD’nin; Suriye’nin doğusunda ise Rusya’nın koruma ve kollaması altındaki Esed rejiminin eline geçtiğini söylemek mümkün. Onun dışında daha gözardı edilebilecek kısımlar Türkiye’nin Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile ele geçirdiği Cerablus ile el-Bab ve güney Suriye’de ABD’nin muhalifler ile birlikte ele geçirdiği bazı bölgeler ile İran’ın ağırlığının olduğu nüfuz bölgeleri.

Irak’ta ilk bakışta bu işten karlı çıkan Barzani yönetimi, sadece Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nin, anayasa tarafından belirlenmiş sınırları haricinde, içerisinde Kerkük gibi çok önemli şehirlerin bulunduğu ve hukuken Irak merkezi yönetimine ait toprakları da ele geçirmiş ve kendi meşru topraklarından yüzde 30 daha fazlasını işgal etmişti. Son olarak da İsrail ve biraz da ABD hariç bütün dünyadan gelen tepkilere rağmen bağımsızlık referandumunu üstelik işgal etmiş olduğu Kerkük gibi tartışmalı bölgelerde de yaptı. Bu referandumda Ortadoğudaki seçimlerden yıllardır alışık olduğumuz yüzde 90’dan fazla bir evet oyu çıktı. İçlerinde Türkmenlerin ve Arapların bulunduğu pek çok grup refarandumu boykot ederek katılmadı.

Aslında bu gayrimeşru referandum yıllardır beklenen İran, Irak merkezi yönetimi ve Türkiye gibi bölge ülkelerinin birleşmesine de vesile oldu. Nitekim Kerkük ve Irak’ın kuzeyindeki son gelişmeler Barzani’nin kazanma şansı düşük yüzdeyle oynadığı kumar sonucunda Dimyat’a pirince giderken eldeki bulgurdan da olduğunu gösterir nitelikte. Bölge ülkelerinin birleşmeleri Irak’ta ABD, İsrail ve Barzani’nin oyununu bozmuş durumda. Uzun zamandır ilk defa Türkiye, İran ve Irak ortaklaşa hareket edip, başarılı oldular ve oyunu bozdular.

FIRAT KALKANI VE İDLİB OPERASYONLARI

Suriye’ye gelince bundan bir yıl kadar önce Suriye haritası Rusya ve İran destekli rejim, PYD/YPG kantonları, DEAŞ ile ÖSO hakimiyetindeki dört parçadan oluşmaktayken bugün giderek Esed rejimi ile PYD/YPG yönetimine ait olmak üzere ikili bir yapıya doğru gidiyor.

Nitekim geçen ay Suriye rejiminin Dışişleri Bakanı Velid Muallim’in “Kürtlerle özerkliği müzakere edebiliriz” şeklindeki açıklaması bundan iki sene önce 'Butik Suriye’ye (Batı, Faydalı Suriye) razı görünen ancak daha sonra Rusya’nın sahaya girişinden itbaren adeta bir Rusya mandasına dönüşen rejimin hedef büyüterek Kürtlere özerklik verebileceği ikili bir yapıyı amaçladığını göstermekte.

Aslında hem Fırat Kalkanı Harekatı hem de İdlib operasyonu ile DEAŞ sonrası Suriye’de bu ikili yapıyı bozmaya çalışan Türkiye bu iki harekatla etkinliğini önemli ölçüde kaybetmiş olan ÖSO’ya, Rusya’nın 2015’ten itibaren Esed rejimine verdiği desteğin bir benzerini vermiş oldu ve DEAŞ sonrası konsolide olan Suriye’de muhtemelen önümüzdeki yıl gerçekleşebilecek siyasi müzakerelerde hem ÖSO’nun konumunu hem de kendi elini güçlendirdi. PYD/YPG’ye karşı da önemli bir bölgesel ve sınır gücü olarak sahanın boş olmadığını gösterdi.

BÖLGESEL İŞBİRLİĞİ OYUNLARI BOZDU

Aslında Velid Muallim’in yukarıdaki açıklaması ile Türk askerinin Astana anlaşması çerçevesinde Rusya ve İran’ın da mutabakatıyla İdlib’e girmesinin hemen ardından yaptığı “Türk askerleri derhal topraklarımızdan çekilsin” açıklamasını birlikte okumak gerekir.

Bu sözde efelenmenin ardında Türkye’nin kendisi için beka meselesi olarak gördüğü PYD/YPG yapılanmasına da bir anlamda göz kırpılmakta. Tabii bu açıklamanın doğrudan Suriye rejiminden mi geldiği yoksa rejimin bunu sahibinin sesi olarak Rusya’nın adına mı yaptığını bilemiyoruz. Ancak her halükarda önümüzdeki yıl DEAŞ sonrası Ortadoğu’nun nasıl bir şekil alacağı konusunda daha kesin şeyler söyleyebileceğiz. Ancak şu ana kadar Sünni Araplar ile Türkmenlerin Irak ve Suriye’de daha az avantajlı konumda oldukları ifade edilebilir.

[1] http://aa.com.tr/tr/analiz-haber/suriye-satrancinda-degisen-dengeler-ve-ittifaklar/768161

[2] http://www.aljazeera.com.tr/gorus/irak-ve-suriye-icin-kritik-nisan

[Ortadoğu siyasi tarihi ve uluslararası ilişkiler alanında uzman olan Prof. Dr. Cengiz Tomar, Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü ve Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesidir]

KAYNAK: AA

Kudüs: Neden şimdi?

Kudüs: Neden şimdi?

Trump’ın Doğu Kudüs’ü de içine alacak şekilde İsrail’in başkenti olarak kabul ve ilanının 1917 işgalinden tam yüz yıl so Devamı...

Kudüs’e apokaliptik saldırı

Kudüs’e apokaliptik saldırı

İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Balfour’un Osmanlı topraklarında Yahudilere devlet vaat eden meşhur deklarasyonunun 100. y Devamı...

DEAŞ'ın tasfiyesinin bölgedeki muhtemel sonuçları

DEAŞ'ın tasfiyesinin bölgedeki muhtemel sonuçları

Muhtemel görünen, DEAŞ saldırılarının giderek daha geniş bir coğrafyaya yayılacak, mahiyet itibariyle de iyice acımasızl Devamı...

Almanya’nın Suudi Arabistan politikasını anlamak

Almanya’nın Suudi Arabistan politikasını anlamak

Almanya gibi ekonomik çıkarlarını dış politika hedeflerinin en üst sırasına koyan bir “ticaret devletinin”, Suudi Arabis Devamı...

Avrupa ırkçılığı Polonya'dan baş gösterdi

Avrupa ırkçılığı Polonya'dan baş gösterdi

Polonya'da ilk yıllarda yalnızca aşırı milliyetçi grupların katıldığı "Bağımsızlık Yürüyüşü"nün son yıllarda ciddi değiş Devamı...

YAZARLAR

Dr.Zülkarneyn VARDAR

Çağımızın Yeni Dini “TERÖRİZM” Devamı...

Prof.Dr.Abdullah KAHRAMAN

Saf olmak, ağır vebal getirir Devamı...

Mustafa KASADAR

Arkadaşlarıma deki o açlıktan öldü Devamı...

Arslan ATEŞ

Kurtuldun Erbakan Hocam Devamı...

Şahmettin BALAHORLI

PROJE İHO VE İHL OKULLARI Devamı...

Ali İmran BOSTANCIOĞLU

Beşeri Sermayeden Etkin İstifadeye Dair Devamı...

H.Fehmi ÇİÇEK

“Yok mu bir kurtarıcı” Devamı...

Av.Mustafa Karakaş

Anayasa Değişikliği, Yargı Tarafsızlığı Devamı...

Beytullah DEMİRCİOĞLU

Ortadoğu-Batı Dünyası Arasındaki Yaklaşım Farkı Devamı...

FOTO GALERİ

ENGLİSH

ARABIC

TÜRKİYE

İSLAM ALEMİ

DÜNYA

VAHİY KÜLTÜRÜ

KÜLTÜR SANAT

STORE

RÖPORTAJ

DÜŞÜNCE ARAŞTIRMA İNCELEME YORUM

TARİH DOSYASI

EĞİTİM

SPOR

VİDEO

EKONOMİ

Comprar Cialis Cialis Cialis Daily Cialis Generico Cialis Original comprar Kamagra Cialis Super Active Cialis Professional Comprar Cialis Daily Comprar Cialis Comprar Levitra Viagra generico Comprar Cialis Generico Cialis Generico Comprar Cialis Original Comprar Cialis Professional Comprar Cialis Super Active

Time Alem © 2015 Yasal uyarı : Sitemizdeki tüm yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılması kesinlikle yasaktır.

viagra naturel viagra homme viagra pour homme viagra wirkung viagra wirkstoff
Comprar Cialis Cialis Cialis Daily Cialis Generico Cialis Original Comprar Cialis Daily Cialis Professional comprar Kamagra Cialis Super Active Comprar Levitra Comprar Cialis Comprar Cialis Super Active Viagra generico Sildenafil generico Comprar Cialis Generico Cialis Generico Comprar Levitra Comprar Cialis Original Comprar Cialis Professional Comprar Cialis
Scarpe nike air force Reebok Adidas Scarpe nike sb air jordan adidas nike shox hogan Scarpe scarpe calcio Tiffany christian louboutin Scarpe Adidas superstar